Bizim gibi çift paralı ülkelerde enflasyonist dalgalanmalar döviz kuruna bağlı olur. Kurun yükselmesi genel fiyat artışı anlamında enflasyonun da yükselmesine neden olur.
Mali piyasanın politik gelişmelerden etkilendiği bilinen bir şeydir.
Bu gerçeği son olarak İBB Başkanı İmamoğlu’nun tutuklanması olayında yaşadık. Tutuklanma olayı Borsanın çakılmasına ve dövizin fırlamasına yolaçtı. Merkez Bankası bu ani gelişen mali krizi önlemek için piyasaya yüklü miktarda (27 milyon dolar) döviz sattı. Kamu bankaları yüklü miktarda hisse senedi aldılar Borsa’dan...
Kriz şimdilik aşıldı, ama eldeki döviz rezervi de eridi. Ayrıca dolar da 37-38 TL. bandına oturdu. MB, yeni bir mali krize ne kadar hazırlıklı bilmiyoruz.
Siyasi ortam hâlâ gergin, bu da yatırımcıları tedirgin ediyor. Dolar şu an “tutulmuş” durumda da olsa gerileme eğrisi içinde değil.
Ekonomi çevrelerinde şu soru sıklıkla sorulmaya başlandı:
Sıkıpara politikası Temmuz’da terkedilir mi ?
Böyle bir olasılık var. Bunun ipucunu geçenlerde cumhurbaşkanı Erdoğan verdi; Temmuz’da emekliler ile çalışanların durumunda iyileştirmeler yapılacağını söyledi.
Eğer iktidarın gelecek planlaması bu ise, bu aynı zamanda erken seçime gidileceğinin de işareti olur. Piyasada paranın bollaşması olayı seçim ekonomisine gidileceğinin işareti sayılar çünkü... Sonuçta iktidar, özellikle açlık sınırının altında bir gelire sahip olan on milyonlarca insanı/seçmeni kazanmak zorundadır.
Buradan bakıldığında Temmuz’un Türkiye’nin geleceğine işaret eden bir ay alacağı söylenebilir...
Yeni Ufuk
Haber :
ETİKETLER : Yazdır
Çok Okunanlar
» Henüz BUGÜN Haber Görünmüyor